15 Mayıs 2018 Salı

ALAMANCILAR


gönlü geniş gurbetin
kucakladı mustafa amca’yı
yırtıldı dönüş bileti
uzaklaşıyor kuşaklar
ekmek derdinde alamancılar…

çatı almış yaşını başını
balkon dost canlısı
beş çayında piti çiçekler
gamlı ötüyor saksağan
tadı yok alamancıların…

soğudu türk çayı
yağmur damlaları aceleci
trenler hızlı uğurluyor misafirleri
dilekleri kilitledi ren nehri
işe gitti alamancılar…
ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR

“Ekose Mutsuzluklar” adlı kitabından

ŞAİRİN BİYOGRAFİSİ

(3 Temmuz 1981, Ankara - )


       İlk, orta, lise ve üniversite öğrenimini Ankara'da tamamladı. 1999 yılında Anafartalar Anadolu Ticaret Meslek Lisesi'nden mezun oldu. Aynı yıl Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nü kazandı. İkinci sınıfta Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'ne yatay geçiş yaptı. Haziran 2003’te Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden Gazetecilik Bölüm birincisi olarak mezun oldu. Halen Ankara’da Akademik kitaplar çıkaran Anı Yayıncılık’ta Grafik-Dizgi Tasarımcı ve Türkçe Dil Kontrol Sorumlusu olarak görev yapıyor. Daha önce İstanbul ve Ankara’da muhabir, redaktör, sayfa editörü ve editör pozisyonlarında çalıştı. Ankara’da yaşıyor; evli ve iki çocuk annesi.
       Şiirleri ve şiir/şair/kitap incelemeleri Mühür, Eliz Edebiyat, Aksi Sanat, Yedi İklim, Hayal Bilgisi ve Güncel Sanat edebiyat dergilerinde yayımlandı/ yayımlanıyor.

Ödülleri: 2013 yılında Güncel Sanat Dergisi'nin düzenlediği "Kaygusuz Abdal Şiir Yarışması"nda "Güncel Sanat Ödülü"ne layık görüldü.

Yapıtları:
Şiir Kitapları:
Ekose Mutsuzluklar (2017, Mühür Kitaplığı, İstanbul)

Kaynaklar:

GRİ ŞEHİR


şehirde akşam bozalı
vefa okunmuyor simalarda
bakışlar çıkarcı
tanımıyor insan insanı
kararmış panjurlar
inatlaşıyor kaşlar
‘benlik’ esir almış yuvaları

araftayım günbatımında
gurub çeliyor aklımı
yıkılıyor ‘malzemeden çalınmış’ görüntüler
mayası bozulan bakışlarımın önünde
al al oluyor göğün yanakları
kızıl fotoğraf ebediyeti bina etse de
her akşam gri bir şehir batıyor gözlerimde
ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR


“Ekose Mutsuzluklar” adlı kitabından

AHVAL


aldanırız ahvalimize…

hikâyemiz lal
sana biçilen rol yaban
buz tutar kelimeler dilimde
vuslatı konuşamam

dilsiz seyahatlerde
ay ışığı boşalır yüzümden
yanaklarında biter nakışlarım
seni her gördüğümde
yavru bir kedi titrer içimde

kerem’i söndüremez aslı
tutuşur aşkın saçları
küllenir gece
isi kalır gözlerimizde

ahlanırız ahvalimize…
ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR

“Ekose Mutsuzluklar” adlı kitabından

AĞLAMA VAKTİ


gecemin bekçisiydi gözlerin
sessiz, sakin, tenha
sokaklarımı aydınlatan
fenerin beslerdi menekşeyi
sensiz çekemezdim perdeleri
gittin, güneşe darıldı gözlerim
geçmiyor ağlama vakti

avutulmuyor yalnızlık
tükendim beklemekten
içimde bitmeyen bir yolculuk
hüzün yükleniyorum bizden giderken
saklanmak mümkün mü kendinden

eylül kovalarken renkleri
kelebekler kaçıyor şehirden
geçici olamaz sevgi
bu toprak her bahar şiir verirken
ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR

“Ekose Mutsuzluklar” adlı kitabından

ARAFTA MISRA

tutmuyor ellerim karanlıkta
kelimeler yazıyor beni
kırık dökük dili
kıvranıyor arafta mısra

sabah dokundu pencereme
gülmüyor bahçe
kokmuyor çiçek
dalın ucundan düştü neşe

giyindi gözlerimi toprak
karardı mevsim
sakla fısıltımı kasımpatı
ellerimde sarardı yalnızlık
ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR

“Ekose Mutsuzluklar” adlı kitabından

ERGUVAN VE BAHÇE

erguvanları düşle
bırakma bahçenin peşini
yaprak koksun ellerin
soğutma suretini
hisset içindeki güneşi
uzansın dalların göğe
biriksin can suyu anıların
toprak bağışlar
dön evine
bitsin bu sonu revan gezintin
umut her zaman gülümser...
ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR

“Ekose Mutsuzluklar” adlı kitabından

KUMDAN KALE

köpürüyor rüzgar
dalgalar ısrarlı
kayalıklara tutundu kabuklar
mercan biçare
sallanıyor avare
azığımı paylaştım yoksul köpekle
ayıkladım çakılları
tutundum yengece
sahilde köpek kemikleri
sızlıyor alnım
çocukluğum takılıyor ayaklarıma
düştü kumdan kale!
ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR

“Ekose Mutsuzluklar” adlı kitabından

KAÇAMAZSIN İÇİNDEKİ KARANLIKTAN

uzuyor saçlarım...
yollar uzuyor saçlarımda
kaçmalıyım bu şehirden
anılarım dolaşmadan ayağıma
tut cesaretin elinden
yığılmasın ayrılık kollarıma
akmasın hüzün kucağıma
yorma aklını (aşkı)
kaçamazsın içindeki karanlıktan
şimdi kendine dönme zamanı
ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR

Eliz Edebiyat Dergisi, Mart 2018

FİRUZE

elimde sararmış mimozalar ile
sana boyanmış bir eleğimsağma
tutuyorum ıtır kokuyor suretim
bak belki ereriz visale

gökten düşen elmanın sırrı
kurtlanıyor aşık maşukun içinde
balık balığın yüzgecini
eritiyor yalnızlık sözcükleri
konuş belki ereriz visale

sen melâl de adına
ben hüzün
tebessümün kaldı tekirin gözlerinde
gül belki ereriz visale

ağırdır taşımak maviyi
şehrin nazını, edasını, güzelliğini
yüklenir boynuna firuze
tak belki ereriz visale
ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR

“Ekose Mutsuzluklar” adlı kitabından


6 Şubat 2016 Cumartesi

İMLA HATASI

sert suretlere çarptı sesim
kırıldı gül-i rana
sustu imlâ-
hatam birinci çoğulla düşlemek
ayıkladım yüklemleri
yalnızlığa alıştırdım özneleri

akşamın elinde firak
gidenin sureti siyah
kalan buğulu cam
kalp atmıyor parmak uçlarında
ötenazi aşkta da günah
bırak can çekişelim!
ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR

“Ekose Mutsuzluklar” adlı kitabından
Mühür Dergisi, Kasım-Aralık 2015

EKOSE MUTSUZLUKLAR

yollar düşlerim
sığmayınca ahir kefeye başım
alır giderim zamandan-
azade olur belki dertlerim
dertlerim, bitmeyen kelimelerim
bir türlü deviremediğim cümlelerim
karnı burnunda sabrım
çekilmez oldukça memleketim
yabancı yollar düşlerim…

yalnızlık saatlerinde
yapmacık durur tebessüm yüzümde
‘ekose mutsuzluklar’ beğenirim üzerime
yazdırırım adımı ilk sıradan
'huzursuz insanlar' defterine
aynalara hüznümü döker
denize gözyaşımı yüklerim…

yeşil kentler çizerim ütopik vakitlerde
mavi kuşlar üflerim semaya
beyaza boyarım insanlığı
karalarım münafık simaları
sökerim rezidanslarını
(bu kıtanın İstanbul'la alakası olmalı!)
medeniyeti devrilirken silüetin
açamam gözlerimi vapurlarda
kaçarım kof ihtişamdan
şair, inziva(intifa)da!
ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR

“Ekose Mutsuzluklar” adlı kitabından


Mühür Dergisi 2015 Şiir Yıllığı, Yedi İklim Dergisi, Nisan 2015

2 Ocak 2015 Cuma

SABAH KAHVESİ

eziliyoruz kinlerimizin altında
kaldırın insanlığı
tutun çocukların ellerinden
oyun yeri değil uçurumlar
toplasam dostluk kırıntılarını
aç kalır mı kuşlar?

ince bir sızı
kirpiklerimden akan
ağlamak çaresiz acımasız akşamlarda
bir kova mutluluk dökülse gökten
ya da kaybolsam gök kubbede
yapışır mı kırık düşler?

doruklarda sabah esrarlı
gözlerim güneş, ellerim kış kırgını
saklansam gülistanda
gülle ağırlasam nisan’ı
dağılır mı kara bulutlar?

güzellik serap değil
gözlerimi her bahar ayrı ton okşar
boyansam lalezarda
giyinsem gelincik, papatya, lale
hüzün veda eder mi şehre?

‘kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim’
diyor usta kalem
ya da ben
yalnızlığımla oturup bahçede
bir sabah kahvesinde huzuru koklasam
kaç kitap sığar bir ömre?

“Ekose Mutsuzluklar” adlı kitabından
Yedi İklim Dergisi, Sayı: 297, Aralık 2014

26 Temmuz 2014 Cumartesi

KARAKALEM



“Ben kandan elbiseler giydim
Bundan senin haberin var mı?” Sezai Karakoç

KARAKALEM
Titriyor masa lambası
Göğü karalıyor kurşun kalem
Defterde ölümün sureti
Devrildi aile çerçevesi
Elbiseler kanlı

Ayaklandı darbe
Kesildi sesi masumiyetin
Mazide bebek çığlığı
Unutuldu ilk yemin
Fıtrat yaralı

Sokaklar mahşer yeri
Direniyor beşer
Umut beldesi yürekler
Gözler hep gece
Gün doğar mı karakalem resimde?
ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR

“Ekose Mutsuzluklar” adlı kitabından

Yedi İklim Dergisi, Sayı: 283, Kasım 2013

31 Aralık 2013 Salı

PARİS

Dünyanın rengi Paris
Gökkuşağına sarınmış Eyfel
Çiy düşmüş şehre
Kıyafetler ebruli
Güneşin şavkı işlemiş gözlere
Güvercinler mozaikli kekin peşinde

Ressamların ekmek teknesi Montmartre
Perde açtı palet
Picasso komut veriyor tuvalden
Drama oynuyor fırçalar
Bakışları aydınlatıyor beyaz mabet
Aklanıyor mu günahlar?

Suretler ihtişamlı
Motifler kahve içiyor Fransız balkonunda
Chanel’in kokusu sinmiş Saint Germain Bulvarı’na
Kaldırımlara saçılmış elmaslar
Kamburu çıkmış asaletin
Victor Hugo ‘Sefiller’i yazıyor Notre Dame’da

Saray kiraladım Şanzelize’de
Saatimi attım Eyfel’den
İstanbul’a el salladım Sen’den
Mısralarımı bağışladım Louvre’a
Paris, son masal şehrim
ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR


“Ekose Mutsuzluklar” adlı kitabından
Yedi İklim Dergisi, Sayı: 283, Kasım 2013

28 Ağustos 2013 Çarşamba

KARALTI


şehir göz açtırmıyor aydınlığa

cadde zift, evler kuytu, ağaçlar kara-

gözlerimin önünde boyundan büyük karanlık

sığmıyor avuçlarıma

saçlarımdan dökülen ışık

rüya yenik
uyku kabus
kilo almış karın ağrısı karabasan
soluk tutuk
teller kopuk
çıkmıyor ses
korkak sabah yüzünden suretim basık
başımdan bıkmış yastık
talih kara delik
bırakmıyor eteğimi yokluk

alnım karaldı
köreldi kalbim
sonsuzluk uzak
en sıcak kör nokta
girdim
o(da) karanlık
gözlerini dikmiş önümde karaltı
eridi kar, altı ılık
ayaklarım hâlâ soğuk
âşık bana karamsarlık!
ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR

“Ekose Mutsuzluklar” adlı kitabından
Yedi İklim Dergisi, Sayı: 281, Ağustos 2013

Güncel Sanat Dergisi 'Güncel Sanat Ödülü'

19 Temmuz 2013 Cuma

MİNYATÜR SURET

suretim minyatür
döküldü simlerim
karalandı üzerim
silik harflerle yazıyorum adımı
renkli bir çizikten ibaret tüm ederim

suretim minyatür
bildiklerim zahirî
son hecelere ırak
ilk anlamlara sağırım
mefhumlara takıldıkça
karıncalanıyor halet-i ruhiyem

suretim minyatür
meçhule namzet kimliğim
aslına yabancı
örttüm aynaları
yansıyan ben değilim

suretim minyatür
cüret ettim batınî harflere dokunmaya
muğlak gecede
takıldım kanatlı bir böceğin antenlerine
okunmayan izimin peşinde
müphem bir cismim
ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR

“Ekose Mutsuzluklar” adlı kitabından

Yedi İklim Dergisi, Sayı: 279, Haziran 2013